Aidin Salih

‘Gerçek Tıp’, hastalıkların gerçek sebeplerini, hastalıklara karşı çaresiz olmadığımızı, ilahi kuralları çiğneyerek şifaya ulaşılamayacağını ve yitirdiğimiz şifanın izini tekrar sürebileceğimizi anlatırken sade ve hikmet dolu bir gerçeğe işaret ediyor.

Tüm sağlık meselelerinin gerçek bir tıp yaklaşımıyla ele alındığı bu çalışmayla ‘az yiyerek’ ve ‘doğru beslenerek’ sağlığınızı koruyabilir; önerilen yöntemlerle hastalıklarınızdan kurtulabilirsiniz.

“Allah, şifasını vermediği hiçbir hastalığı yaratmamıştır. Onu bilen bildi, bilmeyen de bilmedi” (Buhari, Kader, 4)

Aidin Salih Kimdir?

4 Mart 1943’te Ukrayna’nın Brusovka köyünde dünyaya geldi.

Ukrayna’nın Alman işgali alında olduğu çocukluk yılları zorluklarla geçti. Eğitimini bu zor
şartlarda tamamladı. Lugansk Tıp Koleji’nden mezun oldu.

Çeşitli hastanelerde çalıştı. Modern tıbbın hasta ve hastalığa yaklaşımı ile ilgili bazı kuşkular
duymaya başlayınca konuyu detaylı öğrenmek amacıyla Taşkent Üniversitesi Biyoloji
Bölümü’ne girdi. 1972 yılında başladığı üniversiteden 1977 yılında mezun oldu.
1970’li yıllarda Sovyetler’de gelişen alternatif tedavi yöntemlerini benimseyen hareketlere
şahitlik etti, daha sonra olgunlaştırıp sistematik hale getireceği kimi bilgileri bu süreçte
edindi.

Aidin Salih, Özbek muhalif lider ve şair Muhammed Salih’in eşidir. Çiftin Umida ve Timur
adında iki çocukları oldu. 1993 yılında Muhammed Salih ülkesinden çıkarılıp Türkiye’ye
sürgün edildi. Aynı yıl Aidin Salih de çocukları ile birlikte İstanbul’a geldi. Fakat bir süre
sonra Türkiye’yi terk etmek zorunda kalan Salih ailesi, on yılı aşkın süre Norveç ve
Almanya’da yaşadı. 2005 yılında tekrar Türkiye’ye giriş izni verilmesi ile birlikte uzun yıllar
çektikleri Türkiye hasreti sona erdi.

Çocukluk yıllarından itibaren yapmış olduğu gözlemler, okuma ve araştırmaları ve nihayet
tüm çabasının anlam bulduğu Müslüman olma süreciyle olgunlaştırdığı birikimini, Gerçek Tıp
olarak adlandıran Aidin Salih, 2007 yılında Gerçek Tıp -Yitik Şifanın İzinde- kitabını
yayımladı. İlminden daha fazla insanın faydalanması için dersler, çeşitli illerde, zaman zaman
da yurt dışında konferanslar verdi.

Aidin Salih, hastaları ile birebir ilgilenmenin yanında genel anlamda bir şifa bilinci oluşması
için mücadele etti. Yitirilmiş şifanın izini sürdü. Birçok öğrenci yetiştiren Salih, öğrencileri ile
birlikte Sade Hayat Derneği’ni kurdu. İstanbul Doğal Sağlık Enstitüsü’nün onursal
başkanlığını yaptı ve bu çatı altında dersler verdi.

İslam’ın emrettiği gibi dosdoğru yaşamayı ve insanlığa hayırlı bir kul olmayı kendisine şiar
edinmiş olan Aidin Salih, 9 Kasım 2014’te hakkın rahmetine kavuştu. Karacaahmet
Mezarlığı’nda medfundur.

Hayatta iken verdiği derslerin notlarından hareketle hazırlanan Son Söz –Gerçek Tıp Dersleri-
kitabı 2018 yılında yayımlandı.

Aidin Salih, hiçbir zaman edinmiş olduğu bilgiler ile yetinmemiş, araştırdığı konunun
hakikatine vakıf olmak için gayret sarf etmiştir. İbn-i Sina gibi büyük İslam âlimlerinin
eserlerini incelemiştir. Müslüman olduktan sonra yöneldiği Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şerif
kaynakları ile ilmini kemal noktasına yaklaştırmıştır.

O, hastalık semptomlarını hastalık belirtisi olarak gören ve onları ortadan kaldırmayı hastalığı
tedavi etmek olarak algılayan tıp paradigmasına karşı çıkmıştır. Hastalığın kökenlerine inerek
hastayı şifaya kavuşturmayı amaç edinmiş, bu noktada bütüncül bir yaklaşımla hastalığa

yaklaşmıştır. Hastalığa bedenin aksaması olarak bakmamış, insan varlığının anlamını
yitirmemesi, Yaradan’ını her hal ve şartta zikredebilmesi ve bu zikri tüm uzuvlarıyla
gerçekleştirebilmesini sağlık olarak görmüştür. Dolayısı ile onun ortaya koyduğu misyon, ilmi
olduğu kadar manevidir de.

Aidin Salih, yapmış olduğu ilim yolculuğunun sonunda sağlığın beslenme ile olan ilişkisini
ortaya koymuş, şifanın doğru beslenme ile gelen sağlıklı bir hazım süreci olduğunun altını
çizmiştir. Zira doğru şekilde hazmedilmiş gıdalar bedende kalmaz, hücrelerde üretilen enerji
ile zikre dönüşür ve manevi alana taşar.

Modern tanımıyla hastalıkların, şeytanın hileleri olduğunun altını çizmiş, her türlü yapay
ürünün, genetiğine müdahale edilmiş gıdaların, insanın beden ve ruh bütünlüğüne zarar veren
teknik gelişmelerin tehlikelerine dikkat çekmiştir.

Aidin Salih, hastalıkların şifa bulması noktasında açlık tedavisi, hacamat, kupa çekme ve
sülük uygulaması gibi gerçek tıp uygulamalarını temel şifa metotları olarak almış ve bunların
birer tedavi metodu olarak tekrar kabul görmesini ve yaygınlaşmasını sağlamıştır.